| |
Haz 08
Meniere Hastalığı nedir?
İlk defa 1861 yılında Dr.Prosper Meniere tarafından fark
edildiği için onun ismiyle anılır.
İç kulakta bir çeşit rahatsızlıktan dolayı ataklar halinde seyreden
baş dönmesi,kulak çınlaması,işitme kaybına neden olur.
Sebebi henüz bilinmiyor, ancak iç kulaktaki bir bölmede bulunan
özel bir sıvının yüksek basınca
ulaşması sonucu oluştuğu düşünülüyor.
Toplumda rastlanma sıklığı %0,2’dir. Bu durumda Türkiye’de yaklaşık
140 000 Meniere hastası var.
Ailesinde Meniere hastalığı olan birinde görülme olasılığı daha yüksektir. |
Belirtileri nelerdir?
Meniere hastalığının en can sıkıcı belirtisi baş dönmesidir. Beraberinde kulak
çınlaması ve işitme kaybı da
görülür Bazen bu tabloya soğuk terleme, bulantı, kusma da eklenebilir.
Ataklar herkeste aynı seyretmeyebilir.
Bu belirtilerden bazıları daha baskın olabilir. Tipik bir atak, kulakta dolgunluk
hissi ile başlar. İşitmede
dalgalanmalar veya kulak çınlamasındaki değişikler de atak başlangıcını
haber verebilir. Baş dönmesi iç kulaktaki
rahatsızlık dışında başka bir çok nedeni de olabilir(Sinir sistemi rahatsızlıkları,
metabolik hastalıklar, vs..)
Meniere hastalığında özellikle baş dönmeleri esnasında işitme kaybı yaşanır.
Hastalık genelde tek kulaktan başlar, ama hastalığın seyrinde zamanla diğer
kulak da tutulabilir.
Birçok vakada etkilenen kulakta ilerleyen işitme kaybı görülebilir.
Baş dönmesi nasıl olur?
Baş dönmeleri nöbetler halinde gelir. Baş dönmesi geldiğinde kişi denge
kurmakta zorlanır. Yerinde durduğu
halde sanki hareket halindeymiş gibi hisseder. Bir de üstüne bulantı,
kusma eklenir. Ataklar bazen
yarım saat-iki saat arası sürer. Bazılarında daha da uzun sürebilir.
Atakların olduğu dönemde kişi, günlük
aktivitelerinden otomatik olarak devre dışı kalır. Atak sonrası hasta kendini
halsiz ve bitkin hissedebilir.
Meniere hastalığı özellikle ataklar sırasında rahatsızlık verici olup , insanı
günlük işlerinden alıkoysa da ,
öldürücü bir hastalık değildir.
İşitme kaybı nasıl gelişir?
Hastalığın erken dönemlerinde ataktan hemen önce veya sonrasında işitme
kaybı görülebilir. Ardından normale döner.
Geç dönemde atak sonrasında işitme kaybının normale dönmesi gecikir.
Zamanla, işitme kaybı kalıcı hale gelir.
Hastalığın ilk dönemlerinde pes tonları tutan işitme kaybı meydana gelir.
Yüksek tondaki sesler kişiye rahatsızlık verir. .
Meniere Hastalığı neden olur?
Meniere hastalığının iç kulaktaki bir bozukluktan meydana geldiğini söylemiştik.
Nedeninin anlatmadan önce kısaca
kulak yapısından bahsetmekte fayda var. Kulak üç bölümden oluşur:
Dış kulak (sesin çevreden kulak zarına iletildiği bölüm)
Orta kulak ( kulak zarından başlar.
Burada seslleri birbirne ileten üç kemikçikten
oluÅŸmuÅŸtur.
İç kulak (Salyangoz ve yarım daire
kanallarından oluşmuştur.
Salyangoz, diğer adıyla koklea işitmeden, yarım daire kanalları
ise dengeden sorumludur (vestibuler sistem).
Yarım daire kanalları zardan oluşmuş tünellerden meydana gelmiştir.
Birbirine dik duran bu tünellerin içinde
endolenf denilen bir sıvı vardır. Hareket halinde yer değiştiren sıvıdan
beyne iletilen uyarılar denge kurmamızı
sağlayan önemli olaylardan biridir.
Meniere hastalığındaki akut bir atağa, endolenf sıvısındaki basınç dalgalanmalarının
neden olduğu düşünülmektedir.
Zardan oluşan tüneller (membranöz labirent) içerdiği endolenf sıvısındaki basınç
artışından dolayı balon gibi şişer.
Basıncın artmasındaki nedenlerden biri bu sıvının döküldüğü yerde oluşan bir tıkanmadır.
Bu tıkanmaya eski bir
yara izi veya doğuştan dar olan kanallar neden olabilir. Bazı durumlardaysa fazla
sıvı miktarına bağlı basınç
artışı olabilir.
Son zamanlarda endolenfatik kesenin bağışıklık sistemi üzerindeki fonksiyonları
üzerinde durulmuştur. Bu yüzden
bağışıklık sistemindeki hastalıklar da Meniere hastalığına neden olabilir. Bununla
beraber birçok durumda nedeni
bilinmez. Bilinen nedenler arasında iç kulak iltihabı, kafa travması, genetik
yatkınlık ve allerji vardır.
Meniere Hastalığı nasıl teşhis edilir?
Meniere hastasının kulak muayenesi normal görülür. Baş dönmesi atakları
sırasında görülebilecek en önemli
bulgu istemsiz göz hareketleridir.
Tanıda hastanın hikayesi önemlidir (Ataklarla gelen baş dönmesi, işitme kaybı)
-İşitme testlerinde atak sonrası işitmenin azaldığı ve sonra normale döndüğü
tespit edilir. Hastanın işitme kaybı
ilk önce günlük konuşma frekanslarında iken, zamanla yüksek frekansta (tiz sesler)
da kayıplar görülür.
-Elektrokokleografi -ECOG(iç kulak sıvısındaki basıncı ölçer)
-Elektronistagmografi-ENG( denge fonksiyonlarını araştırır)
Ayrıca Meniere hastalığı ile aynı belirtileri veren çok nadir beyin tümerlerini dışlamak
için bilgisayarlı tomografi, MR yapılabilir.
Bununla birlikte Meniere hastalığına yatkınlaştıran aşağıdaki durumların araştırılması önemlidir.
-Geçirilmiş sifilis (frengi), kabakulak enfeksiyonu
-Genel bağışıklık sisteminin dengede olup olmadığı
-Kan kolesterol ve ÅŸeker seviyesi
-Tiroid bezi hastalığı
-Sinüzit vb gibi rahatsızlığı olup olmadığı belirlenir.
Nasıl tedavi edilir ?
Günümüzde hastalığın kesin bir tedavisi yoktur. Ama tedavilerle hastalığı
büyük oranda kontrol altına almak
mümkündür. Ayrıca atağı tetikleyen durumlardan kaçınmak da hastalığı kontrol
atlına almanın en iyi yollarından biridir.
İlaç tedavileri arasında vestibuler sistemi baskılayarak baş dönmesini engelleyen
ilaçlar, idrar söktürücüler, steroid… bulunmaktadır. Atak sırasında ve ataklar
arasında farklı grup ilaçlar kullanılmaktadır.
Birçok hastada atakları tetikleyen fiziksel veya duygusal streslerdir. Uykusuzluk
ya da uyku düzenindeki bozukluk, veya aşırı yorgunluk atakları tetikleyebilir.
Ayrıca kafein, sigara, alkol, tuzlu diyet gibi iç kulaktaki sıvı basıncını arttıran
durumlardan uzak durmak gerekir.
Ameliyatla düzelir mi?
Çok şiddetli ve tedaviye dirençli durumlarda uygulanan bazı cerrahi girişimler vardır:
-Endolenfatik şant (iç kulak sıvısının boşaltılması) veya dekompresyon
(basıncın azaltılması) işlemi işitmeyi koruyan bir kulak ameliyatıdır. Vakaların yarıya
yakınında baş dönmesi kontrol altına alınabilse de bu kontrol kalıcı değildir.
-Vestibüler nörektomi; denge sinirinin iç kulağı terkedip beyine girdiği yerde
kesilmesi işlemidir. Baş dönmesinin kontrolünde daha etkilidir, ve iştime kaybı riski azdır.
-Labirentektomi ve işitme sinirinin kesilmesi : Bir tarafın iç kulağndaki işitme ve
denge mekanizmalarının harap edilmesidir. Meniere hastasının etkilenmiş olduğu
kulağı çok az duyuyorsa bu yöntem tercih edilebilir. Genellikle baş dönmesi atakları
kontrol altına alınır. Ama işitme kaybı vardır.
-Ayrıca yukardaki cerrahi işlemlerden daha basit bir yöntem olan intratimpanik
Gentamisin enjeksiyonu ( kulak zarı arkasından Gentamisin verilmesi) uygulanmaktadır.
Bu işlemde de işitme kaybı riski vardır.
Atak sırasında ne yapmalıyım?
Akut atak sırasında yere uzanın. Gözlerinizi açun ve sabit bir noktaya
odaklanarak olabildiğince hareketsiz kalmaya çalışın. Zaten kusmaya müsait
olduğunuz için birşeyler yiyip, içmeye çalışmayın. Başdönmesinin şiddeti
azaldıktan sonra yavaşça kalkın. Ataktan sonra muhtemelen kendinizi çok yorgun
hissedecek ve uyku ihtiyacınız olacaktır.
Eğer kusma devam ederse ve 12-24 saat boyunca sıvı alamadıysanız doktorunuza ulaşın.
Ayrıca bir günlük tutmanızda fayda var. Atak olduğu gün veya bir gün öncesinde
farklı neler yediniz, içtiniz? Uykusuz, yorgun muydnuz?…Bu sayede atağı neyin
tetiklediğini daha iyi anlayabilrsiniz ve bu tetikleyicilerden kaçınırsınız.
Diyet, hastalığı nasıl etkiler?/ Nasıl beslenmeliyim?
Endolenf denilen iç kulaktakı sıvının içeriği normalde diğer vücut sıvılarından bağımsızdır.
Sıvının hacmi ve içeriği sabittir. Ama iç kulak yapılarındaki bir bozukluk veya
dejenerasyon sonucu bu sıvının bağımsız kontrolu kaybolur. Ve vücut
sıvıları/kandaki değişimlerden etkilenerek dalgalanmalar olur. Bu dalgalanmalar
kulakta basınç ve dolgunluk
hissine, kulak çınlamasına, işitme kaybına ve dengesizliğe neden olur.
İç kulaktaki sıvı kandaki veya diğer vücut sıvılarındaki değişimden etkilenir.
Örneğin tuz ve şekerden yüksek yiyecekler aldığınızda kandaki şeker ve
tuz oranı yükselir, ve bu da iç kulaktaki sıvının yoğunluğunu değiştirir.
Diyetsel hedefler
-Her öğünde eşit oranda yiyecek ve içecek almaya dikkat edin
-Yüksek tuz içeren yiyecek ve içeceklerden uzak durun.
-Günlük yeterli miktarda sıvı alın. Egzersiz veya sıcakla oluşan sıvı kayıplarına
dikkat edin. Bu durumlarda sıvı alımınızı arttırın.
-Kafein içeren yiyecek ve içeceklerden (kahve, çay, çikolata)ve alkolden uzak
durun. Kafein belirtilerinizin artmasına neden olan uyarıcı etkisi vardır, ayrıca
kulak çınlamasında sesleri daha yüksek duyarsınız.
-Sigaradan uzak durun. Nikotin kan damarlarını büzerek iç kulağın kanlanmasını
azaltır ve belirtilerin ağırlaşmasına yol açar.
Ayrıca kafein içeren ilaçlar, aspirin ve bazı romatizma ilaçları kulak çınlamasına
neden olabilir.
Yorum Yapın
|
Åžubat 8th, 2010 at 18:06
bende kulak çınlaması var.ilaç kullandım pek geçmedi.tuhaf olan şu arabayla 40 km bir yere gidip geldiğimde o akşam kulağımda uğultu olmuyor acaba neden çok merak ediyorum.hiç bu durumu farkeden oldumu?sizde böyle bir şey oluyor mu?